Çocuklarda Sorumluluk Duygusunu Geliştirme

Genellikle anne ve babalarda, çocuklarının sorumluluk alması okul dönemi ( ilkokul 1.sınıf) gündeme gelir. Erken yatmaları, erken kalkmaları, yataklarını toplamaları, giysilerini giymeleri, elini yüzünü yıkamaları, dişlerini fırçalamaları, çantalarını kendisi taşıması, ödevlerini yapmaları, yemeğini bitirmesi, hatta ve hatta tuvalet becerileri bile birçok annenin bu dönemde kabusudur. Neden? Epeyce geri döndürelim yılları… Düşünelim.

İlk becerilerini düşünelim, ilk ufak ufak konuşmaya başladığı o anları biz pekiştirdikçe artan kelime dağarcığını ve sonrasında ihtiyaç halinde talepte bulunmayı öğrettik onlara. Acıktığında mama demesini, susadığında su demesini koşullandırdık. Bunun sonucunda temel ihtiyaçlarını belli edebilen bir çocuk haline geldi. Daha en başta bunu yapmadıysak o istemeden karnını doyurup, susamış olduğunu biz anladıysak, ya da ver demeden verdik, tercihini sormadık onun adına her şeyi kendi kararımızla verdiysek, işte o andan itibaren onun özgüven, sorumluluk ve karar verme becerilerine ket vurmaya başlıyoruz. Bu böyle de sürüp gidiyor. Yemeğini döke saça yese de yeterli sabrı göstermeyip biz yediriyoruz ve çocuk düşünüyor ki, ben bu işi yapamam! Çatal kaşık kullanmak, giysi giymek, ayakkabı giymek gibi beceriler zamanla olgunlaşır ve tecrübe ister. Bu fırsatı onlara vermek bizim en büyük görevimiz. Bu becerileri çocuk biranda kendiliğinden yapabilir hale gelemez.

Birçoğumuz sosyal hayata uyum sürecinde çocuklarımızla problem yaşayabiliyoruz. Markete gitmek, alışverişe çıkmak, lokantada yemek, yemek kabusa dönüşebiliyor. Bu noktada da, daha küçük yaşlarda onlara iyi model olmamız gerektiğini unutmamalıyız. Evdeki sorumluluklarımızı isteksizce ve söylenerek yaparsak çocuk da bunun sıkıcı gereksiz bir durum olduğunu düşünecektir. Oysaki 3 yaşındaki çocuğunuzla evdeki ihtiyaçları liste haline getirseniz ve bunun için onun fikirlerini de alsanız ve bir liste ile markete gidip orada yazılanları alıp çıksanız zamanla bu alışkanlığa dönecek, ihtiyaçlar kararlı bir şekilde alınıp çıkılacaktır. Bu durum bir de oyunla eğlenceli hale gelirse alışveriş tam bir keyif olacaktır sizin için. Hafif olan poşetlerden taşıyabilmesini isteyebilirsiniz, size yardım ettiği için çok mutlu olacaktır. Aldığınız sebzelerden seçim yapmasını isteyebilir ve bunu birlikte yemeğe dönüştürebilirsiniz, böylece akşam yemeğiniz de eğlenceli hale dönüşecek ve çocuğunuz bu süreçte olmaktan oldukça keyif duyacaktır. Ola ki çocuğumuz tabağındaki yemeğin hepsini bitiremedi doyduğunu söyledi. Böyle durumlar da ısrarcı olmamakta fayda var. Çocuk acıktığına ve doyduğuna ancak kendi karar vermelidir. Biz buna karar vermeye kalkarsak biraz daha vitamin alması için özgüven duygularında ciddi bir kırılmaya sebeb olabiliriz.

Daha çok küçükken genellikle oyuncak taşımak isterler, biz onlara tercih ettikleri oyuncakları kendilerinin taşıması gerektiğini söyleyebilir, bu konudaki sorumluluğu onlara verebiliriz ki, ileride çantalarını taşıyabilsinler, kalemlerini, silgilerini defterlerini sık sık okulda unutup gelmesinler.

Sözün özü çocuğumuzla mutlu pozitif bir iletişimimiz olmasını ve onunda etrafını daha anlaşılır ve yaşaması kolay bir yer olduğunu anlamasını istiyorsak çocuğumuzun yaşına, cinsiyetine ve kişisel özelliklerine uygun görevleri yapmasına fırsat vermeli, onları bu yönde olumlu pekiştirmeli ve iyi bir model olmamız gerekmektedir.

Deniz SERT CAN
Çocuk Gelişimi ve Okul Öncesi Öğretmeni